Kral Yapmayacaksın, Kral Olacaksın

+ Az önce o adama ne dedin ?
– Daha hızlı çalışmasını söyledim !
+ Ona ne kadar ücret veriyorsun ?
– Günde 15 dolar !
+ Ona vereceğin parayı nereden buluyorsun ?
– Malları satıyorum !
+ Bu malları kim üretiyor ?
– O yapıyor !
+ Bir günde kaç tane mal üretiyor ?
– 50 dolarlık .
+ O halde, bırak ona ödeme yapmayı kendisine daha hızlı çalış demen için sana günde 35 dolar ödüyor !
– Ha? Ama makineler bana ait !
+ Peki bu makineleri nasıl elde ettin ?
– Malları satıp aldım !
+ İyi de o malları kim yaptı?
– Kapa çeneni seni duyabilir.

 

Siyasi bir yazı olmayacak merak etmeyin 🙂 Bir sistem yazısı diyelim en baştan. Lakin önyargılardan arınmamız gerekmektedir.

 

Kapitalist bir sistem, modern kölelikler, okumuş koyun ordusu… Son zamanlarda duymaya oldukça alıştığımız sözler değil mi ? İş verenlerin tazminat ödememek için çalışanlarını istifaya zorlamalarının hikayelerini de oldukça sık duyuyoruz elbette 🙂 ( Bazı firmaların da aksine hikayelerini elbette duymaktayız. ) Oysa bundan 40-50 sene önce Sabri Ülker hakkında çalışanları ve iş ortaklarının söylediği sözleri de okumuşuzdur elbette. Olması gereken nedir ? Hangisi doğru ? Şuanda yeni doğanların bundan 10-15 sene sonra alıştığı (dayatılmış olan) sistem bugünden daha kötü ne olabilir ?
Sene 2015 hala milletin derdi koyun olmak. Evet bu sistemi eleştirmemiz gerekirken ne yazık ki bu sistem içerisindeki kıravatlı ve takım elbiseli koyunlardan olmak için yarışıyoruz 2015 senesinde.
Üniversite diploması diye tutturuyor bir kesim, ama bakıyorsun, üniversite diploması alan herkes, diplomasız kodomanların emrinde çalışıyor 2015 senesinde.
Eğitim diye tutturuyor bir kesim, ama bakıyorsun, eğitim için gidenlere, şunu ezberleyin gelin, şu tarihte şu soruları sorarak sınav yapacağım diyen sözde hocalar ders veriyor.

 

Anlarım… Ülkemizin doktor açığı var, tıp okuyan herkes kendi alanında iş sahibi olabiliyor.
Anlarım… Devletin her sene öğretmen alımları var kadrolarına, veyahut özel ders veren firmalara, dershanelere…
Ama anlamıyorum, ülkede özel sektör ve devletin yıllık maksimum alım kapasitesinin 500 olduğu bir bölümden, yıllık 5000 kişinin mezun olmasını ?
Ama anlamıyorum, hadi diyelim ÖSS, YGS’de senelerce yarışarak birilerini geçip bir bölüme yerleşiyorsunuz, peki zamanında yarıştığınız kişilerle neden mezun olduktan sonra da yarışmak zorunda kalıyorsunuz ? Hem de zamanında kat ve kat fark attığınız kişilerle neden mezun olduktan sonra devlet veyahut özel sektör gözünde yine aynı kategoride yer alıyorsunuz?
Anlamıyorum… Bu durum size de hiç dokunmuyor mu ?

 

Çok şahit oldum, hepimiz şahit olduk, yakın geçmişte birçok bilişim firmasının, global devlerin kuruluş hikayelerini okuduk. ( Öyle 50-100 sene öncesi değil ya hu! 5-10 sene öncesinden başlayıp okuyun ) Bütün hepsinin kurucuları ya üniversiteyi bırakıyor ya üniversiteyi donduruyor ya da üniversiteden atılıyor. Bu adamlar eğer üniversiteden mezun olsalardı, şu anki konumlarında olabilirler miydi ? Muamma…
Şahit oldum, Konya’lı Mehmet, üniversiteyi bırakmış, bir devlet memurundan 2 kat daha fazla geliri var ve yaptığı işten haz duyuyor, o işi isteyerek ve benimseyerek yapıyor. Ama Mehmet’in üniversite mezunu fakat işsiz olan arkadaşları, Mehmet’in üniversite mezunu olan fakat mezun olduğu bölümle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir işte çalışan arkadaşları ‘’Neden üniversiteyi bitirmedin?’’ diye Mehmet’e baskı yapıyor.
Konya’lı Mehmet durumu artık daha iyi anlıyor. Bu sistemin ne olduğunu amacının neye hizmet ettiğini. Konya’lı Mehmet’in bir firması var, kendisi üniversiteyi bırakıp hayatın rüzgarına kapılıp, kendi sevdiği mesleği yapıyor. Sistem ona bencilliği, koyunluğu, tembelliği, itaat etmeyi, at gözlüğü takmayı emretse dahi, Konya’lı Mehmet etrafını sarmış o 4 duvarı yıkıyor.

 

Bu yazıyı hala anlamadınız mı?
O zaman özet olarak bu fıkra size gelsin…
Temel ve Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birden çok şiddetli bir kükreme duymuşlar. Sesin geldiği yöne bakınca da bir arslanın üzerlerine doğru geldiğini görmüşler. Temel hemen spor ayakkabılarına sarılmış. Temel ayakkabılarını bağlarken, Dursun sormuş:
– Ula Temel ne bu telaş, arslandan daha hızlı koşabileceğini mi sanıyorsun?
Temel:
– Ula senden hızlı olsam yeter!…

 

Yazının sonunda ise sizlere ufak bir hediye:
Apple firmasının kurucusu Steve Jobs’ın 2005 yılında Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşması. ( Türkçe Alt Yazılı )

 

 

Recent Posts
Showing 3 comments
  • Batuhan
    Cevapla

    Hikaye Çok Güzeldi Severek Takip Ediyorum devamı lütfen gelsin

  • marmar
    Cevapla

    harika bir yazı, teşekkür ederim.

  • glzsntrk
    Cevapla

    Sabırla sonuna kadar okudum.Bu tarz özgün yazılarıda merakla okurum. Neden mi? Çünkü genelde hep aynı, evet sorunu görmekte bir meziyet sistem içinde olan bir kişi olarak söylüyorum hala göremeyenler var. Ama sorun şu ki çözüm nerede? Zaten en zoru da o değil mi? 😉

Leave a Comment