Dijital pazarlama sektöründe çalışmanın en güzel yanlarından bir tanesi, müşteri hacminiz genişledikçe daha fazla veri inceleme şansına ulaşmanız ve genel olarak piyasayı değerlendirme şansı bulmanız. ( her ne kadar bunu tool’lar ile yapabiliyor olsak da, elden geçmesi çok daha sağlıklı ) Zira sadece müşteri ile değil, rakiplerle de uğraşıyor ve onları inceliyorsunuz. Çözüm yolları arıyor ve buna yönelik aksiyon adımları çıkarıyorsunuz.

Eğer bir denetim listeniz yoksa(temel yeterlilik ölçütleri) etkili bir pazarlama operasyonu yürütemiyorsunuz ve bu da sadece işi tamamlamaktan öteye geçemiyor.

Bugün sizlere bugüne kadar gördüğüm eksikler üzerine içerik pazarlamasında yapılan 8 yaygın hatayı aktaracağım.

Hata 1: CTA yani “Call to action” Performansı Yetersiz

Bu zamana kadar incelediğim/çalışmalara yeni başladığımız pek çok web sitesinde CTA’ların olmadığını, olsa bile doğru yapılandırılmadığını görüyorum. Web sitenize sadece SEO uyumlu içerik eklemek bir şey anlam ifade etmiyor. Elde ettiğiniz trafik neticesinde insanlar markanızla karşılaşıyor ve içeriğinizi okuyarak birinci etkileşim adımını tamamlıyor. Peki sonra? Dükkanınızdan içeri aldığınız kişileri uyaran, onlara hizmetleriniz ile alakalı yönlendirmeler yapan çalışanlarınız nerede?

CTA’ları aslına bakarsanız dükkanda, mağazada çalışan satış görevlilerine benzetiyorum. Çünkü bu çalışanlar sizi doğru ürüne, doğru reyona yönlendirmeye çalışıyor. Bu basit yetkinliği tüm mağazalarda görüyorsunuz zaten ama iş web sitesine gelince nedense bu konu atlanıyor.

Hata 2: Müşterinin “Customer Journey” süreç adımlarındaki içerik yetersizliği

Dijital pazarlamada müşteri ile etkileşime geçmeye çalıştığımız ve bunun için de kullandığımız kanallar var malumunuz; SEO, Sosyal medya, içerik pazarlaması, e-posta pazarlaması, konuk yazarlık vb. vb.

Burada yapılan yaygın yanlışlardan bir tanesi olayı sadece reklam-satış olarak görmek ve herhangi bir süreç planı yapmamak. Kullanıcı sizinle reklamlarda tanıştıktan sonra ne olacak? Onu hangi sayfaya alacaksınız? Nasıl bir içerik sunacaksınız? Segmentasyon yapmadıysanız ve kullanıcılar için “ilk defa gelen”, “ikinci ve sonraki ziyaretlerini yapan” gibi ayrımlar yapmazsanız işiniz zor.

Customer Journey dediğimiz ve satışı gerçekleştirinceye kadar kullanıcının geçtiği adımlar var. Bu adımlar için doğru içerik konumlandırması yapamazsanız gelen kullanıcılardan etkili bir şekilde yararlanamaz ve dönüşüm elde edemezsiniz.

Hata 3: Kullanıcı ve müşteri yorumlarının etkili bir şekilde kullanılmaması

İster B2C, ister B2B, isterse C2C bir ürüne sahip olun. Müşterilerinizin sayısı artmaya başladıkça onlardan gelen geri bildirimlere önem vermelisiniz. Mesela ürününüzü, hizmetini satın alan müşterilerinizin olumlu yorumlarına web sitenizde doğru yerde, doğru zamanda yer vermeniz satın alma kararını yüksek oranda olumlu etkiliyor.

Hata 4: İçeriği yerelleştirmemek

Bu her web sitesi için geçerli olmayabilir ancak genellikle web sitelerinin yerelleştirilmemesi, genel geçer bilgiler vermesi müşteri ilgisini zaman zaman kaybetmemize neden oluyor. Konum ile ilgili olarak yerel bilgiler vermek müşterinin güvenini kazanma konusunda büyük fayda sağlıyor ve satın alma kararını olumlu yönde etkiliyor.

Hata 5: Fiyatlandırma hakkında konuşmamak

İster bir dijital pazarlama ajansı olun, ister konteynırlarla yurt dışına satış yapın, isterse bir e-ticaret siteniz olsun, fiyatlandırmadan bahsetmemek yapılan en büyük hatalardan bir tanesi. Fiyatlandırma ürün veya hizmetinizle ilgili bir algı oluşturur.

Yukarıda gördüğünüz SimilarWeb’in fiyatlandırma sayfası. Bir SaaS tool olduğu için ayrı bir sayfası var haliyle. Ancak sayfayı incelediğimizde seçeneklerimizin ne olduğunu, Contact Us butonu ile enterprise bir ürün olduğunu anlayabiliyoruz.

Hata 6: Jargonda kaybolmak

İncelediğim ve sık rastladığım hatalardan bir tanesi de çok fazla teknik terim ve iş jargonu kullanılması. Bu ürün veya hizmetinize ihtiyacı olan, ancak çok fazla teknik bilgisi olmayan insanların ilgisini kaybetmenize neden oluyor.

Cool olayım derken müşterinizi kaybetmeyin 😉

Hata 7: HTTPS geçişi/kullanımı sonrasında oluşan Duplicate yani Kopya İçerik Sayfaları

SEO ile bağlantılı olan bu hatamız da sıkça yapılan hatalardan bir tanesi. Google yaptığı duyuru ile Chrome 56 sürümü sonrasında herhangi bir kullanıcı aktivitesinin yapılacağı sayfalarda “Güvenli Değil” uyarısı göstereceğini belirtmişti.

Bu güncelleme kullanıcının güvenini sağlamaya yönelik. İster kart ile ödeme ekranı olsun, ister kullanıcı girişi, isterse yorum yapma alanı olsun. Bu tür alanların olduğu her sayfada “Güvenli Değil” uyarısı geliyor. Siz bu güncelleme neticesinde HTTPS geçişini yaptıysanız da eğer SSL yönlendirmesi yapmazsanız, kopya içerik ve hala HTTP’li olarak açılan sayfalar nedeniyle bu uyarıları kullanıcılarınıza göstermeye devam edeceksiniz.

Hata 8: Zayıf site içi mimari ve bağlantı şemaları oluşturmak

 

Bu en sık karşılaştığım ve beni en mutsuz eden hatalardan bir tanesi. Siteniz oldukça kaliteli içeriklere sahip olabilir ancak içeriklerinizde, ilgili sayfalarınıza veya içeriklerinize link vermemeniz durumunda, gelen kullanıcıları farklı içeriklere de yönlendiremiyorsunuz. Farklı içeriklerinizle etkileşime geçen kullanıcılar markanızla daha yakın bir ilişki kuruyor ve zayıf bir şemanız varsa bu fırsatı kaçırıyorsunuz. Sadece site içi içerikleriniz olarak düşünmeyin, veri ile oluşturduğunuz sayfalarınızda kaynaklara yer vermemek, bağlantı vermemek de yaygın yapılan yanlışlardan. Üstelik yazınızın otoriterliği ve güvenililirliği üzerine de soru işaretleri yaratıyor.

 

Sonuç olarak yukarıda bahsetmiş olduğum hatalar üzerinden web sitenizi yeniden gözden geçirmek faydalı olacaktır. Yaygın yapılan yanlışlardan kurtulmak ve kullanıcıları doğru bir şekilde yönlendirmek asıl amacımız olmalı. Bunları yapmadıkça içerik pazarlaması faaliyetlerimiz boşa kürek çekmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Sürç-i lisan ettiysek affola…

RDY

RDY

Yorum Yap