Dijital pazarlama firmasının bir parçası olmak, startup’larla iç içe olmak için en kolay yollardan biridir. Hali hazırda Netvent’te çalıştığım süre boyunca pek çok ilginç insanla tanıştım, pek çok kaliteli girişimin kurulumunda yer aldım. Sorumluluğum itibari ile satış görüşmelerini ben yapıyorum. Bir çok potansiyel müşteri görüşmesinde duyduğum bir cümle var; “Biz bir startup’ız”. Bu aslında “Bizim paramız çok yok, bize ucuza hizmet verin lütfen.” mesajını içeriyor.

Dijital pazarlamadan bahsederken, dijitalde atılacak her türlü adımdan bahsediyorum elbette. Strateji, pazar analizi, içerik pazarlamasından SEO ve SEM’e kadar her şeyi kastediyorum. Hal böyle iken ortaya 2 seçenek geliyor: 1) Çok sağlam bir bütçe söz konusu olmalı, 2) Kısa zamanda know-how’ı kapıp, aksiyona geçebilecek bir ekibe sahip olmalısınız.

Eğer 2. seçeneği düşünüyorsanız, yani pazarlama tarafına bir bütçe ayırımı söz konusu değilse, ”Öğren” ve ”Kendin yap” seçeneğini gerçekleştirmek zorundasınız. Güzel haber, bunu yapabilmek için tonlarca harika ve ücretsiz kaynak var; SEO, SEM, içerik pazarlaması, sosyal medya yönetimi, e-posta pazarlaması ve daha fazlası. Kötü haber, bu efor gerektiriyor ve vakit alıyor.

Ve bunun size maliyeti ne olacak?

Google’da görünürlüğünüz az, gelen trafik düşük, marka bilinirliğiniz de sıfıra yakın. Sıfırdan bire ulaşmak aslında Startup’ınız için bir yandan yönetimsel işlerle, ürünle uğraşmak ve bir yandan da pazarlama ile ilgilenmenizi gerektiriyor. Peki pazarlama ile uğraşırken ”asıl” yapmanız gereken işleri aksatırsanız?

Birazdan size aşağıda vereceğim ipucu aslında her şeyi özetliyor.

Hızlı – İyi – Ucuz Denklemi

  • Hızlı ve iyi bir şey istiyorsanız ucuz olmayacak.
  • İyi ve ucuz bir şey istiyorsanız hızlı gerçekleşmeyecek.
  • Hızlı ve ucuz bir şey istiyorsanız iyi olmayacak.

Örneklemi dijital pazarlama özelinde biraz daha açalım. İyi bir SEM, SEO performansı istiyorsanız ve ucuz bir şekilde halletmek istiyorsanız buna hızlı bir şekilde sahip olamazsınız. Çünkü SEM operasyonlarınızı başlattığınızda bunun oturması zaman alıyor. SEO için de aynı durum söz konusu. Hemen ertesi gün yüksek trafik elde edemiyorsunuz ve oyunu Google’ın kurallarına göre oynamak durumundasınız.

Yalın metodolojiler dahi sizi kurtarmaz!

 

a ) Zaman Kaybetmeyin

Dijital pazarlamada düşülen en büyük yanlışlardan bir tanesi, hızlı bir şekilde basit eksiklikleri tamamlamak için bol zaman kaybedilmesidir. Ne yazık ki, daha da kötüsü yapmak için, hızlı planları tercih eden birçok kişi var. SEO kapsamında Google’da hızlı yükselmek için özel yöntemlerin olduğunu söyleyenler mi dersiniz, küçük ama bomba etkisi yaratan SEO paketlerinden konuşanlar mı dersiniz yüzlerce farklı durum ile karşılaşıyorsunuz.

İlk sayfaya bir ayda çıkarırız abi.

Ben size olayın doğrusunu ”kaba taslak” söyleyeyim. Eğer yeni bir web sitesi iseniz, yapacağınız SEO ( arama motoru optimizasyonu ) çalışmalarının gözle görülür sonuçlarını 6-12 ay arasında almaya başlarsınız. Tamamen rekabet oranlarına göre değişen bir süreç. Örneğin daha önce hiç var olmayan bir içeriğiniz / ürününüz mevcut, bunu google’da indexletip hemen 1. sırada tabii ki çıkarsınız. Sizden başkası yok çünkü 🙂 Ama bunu kim arıyor? Aranma hacmi nedir? Pazar payı nedir? Dolayısı ile bu tarz durumlarda da ”bilinirlik” yaratmak için ”pazarlama” yapmanız gerekir. Neyse, SEO tarafına dönecek olursak: Üstelik 6 ile 9 ay arasında geldiğiniz nokta, sizin asıl başlangıç noktanız. İnsanların markanızla tanıştığı ve pazarlama istediğiniz fikir ile pazarlama noktanızın kesiştiği alanları kapsıyor.

 

b ) Startup’çılığın fikir cazibesine kapılmayın

Startup tamamı ile sizin yeni hayatınız ve ona gerçekten hak ettiği değeri ayırmalısınız. Geçtiğimiz günlerde 140journos’un yayınladığı “yeni salgın: start-up” videosunu mutlaka izleyin.

Özellikle kartvizit bastırmak ve oraya “CEO” yazmak için çabalayan insanların startup’ını unuttuğu, sadece çevresine hava attığı ortamlara girmek gibi bir hataya düşmeyin. Siz startup’ınızı hayata geçiriyorken “ben artık 9-6 çalışmayacağım, ne zaman istersem o zaman bakarım” diye bir şey yok. Önceden çalıştığınız kurumsal işinizden daha fazla çalışmanız gerekiyor. Özel hayatınızı biraz kısıtlamanız ve girişiminiz üzerinde daha ve daha fazla çalışmanız gerekiyor. Unutmayın: ”Girişimciler, haftalık 100 saat çalışmayı, 45 saat çalışmaya tercih eden kişilerdir.”

Eğer vizyon olarak rahat olmaya ve ucuza yönelirseniz, elde ettiğiniz sonuçlar da bunun ötesine geçmeyecektir.

Bunu eğitim verdiğim son startup etkinliğinde de üzerine basa basa anlatmıştım. ( Bkz: Glokal Startup Days ) Startup kurmak isteyen bir girişimci misin? Uyumayacaksın, aç kalacaksın! ( Startup’ların %95’i ilk 12 ayda batıyor )

c) Sahip olmanız gerekenler çok basit

O kadar yazdık çizdik, peki yok mu bunun bir formülü? Var elbet, okuyalım.

  1. Zaman çizelgesi ve iş yükü dahilinde dijital pazarlamanın size geri dönüş süresi için doğru bir plan ve bunun geri getirileri hakkında gerçekten bilgi sahibi olmak.
  2. İş yükünü doğru anlamak ve bunu kabul etmek.
  3. Gerçekçi bir bütçe.
  4. Doğru ekip.

Kıssadan hisse: Sonuç olarak “startup’çılık” oynamadan, doğru zamanda, doğru bir planla, doğru bir bütçe ile ve en önemlisi de bunu doğru bir ekiple yapmanız gerekiyor.

Yok öyle ”bize kaça olur abi?”.

Sadece düşünün, eğer siz sermayenizi riske atacak kadar kendinize güvenmiyorsanız, karşınızdaki size neden güvensin?

Sürçi lisan ettiysek affola.

RDY

RDY

Yorum Yap